Ad

paris iklim anlaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paris iklim anlaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

COP27 İklim Zirvesinde Neler Konuşuluyor?

COP (Conference of Parties) yani Taraflar Konferansı, Birleşmiş Milletler’in 1994 yılından bu yana iklim değişikliği ve küresel ısınmayla mücadeleye yönelik düzenlediği zirvelerin ismidir. Bu konferanslarda ortak kararları imzalayıp kabul ederek taraf olan ülkeler, belirli taahhütler yerine getirmiş sayılmaktadır.

Paris Anlaşması kısa adıyla COP21, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında Paris'te imzalanan, 2016 yılında yürürlüğe giren Anlaşmadır. 

Türkiye, Paris İklim Anlaşmasını 2016 yılında kabul etse de 2021 yılı ekim ayında ancak meclisten geçirip yürürlüğe koyabilmiştir. Türkiye ile birlikte bu sözleşmeye - Paris İklim Anlaşmasına 194 ülke taraftır. Bu kabul sonrasında ülkemizde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na İklim Değişikliği ismi eklenmiş ve ilgili birim değişiklikleri yapılmıştır. Merkezi teşkilatta hareketlilik var iken asıl işin uygulama yeri, sinir merkezi olan yerel yönetimlerde ve yerel idarelerde ise İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlıkları / Müdürlükleri sadece kadro doldurma birimleri haline gelmiş veya kurulmuş ancak hiçbir görevli olmadığı için tamamen işlevsiz halde durmaktadır.

COP27, ŞARM EL-ŞEYH

COP27, iklim krizine yönelik tüm çabaların merkezine insan ihtiyaçlarını koyan iddialı bir vizyon belirledi. COP27, dünyanın dikkatini su güvenliği, gıda güvenliği, enerji ve sağlık güvenliği de dahil olmak üzere her insanın en temel ihtiyaçlarına odaklamayı amaçlıyor. 6 Kasımdan 18 Kasıma kadar devam olan COP27 toplantıları Mısır’ın Sina yarımadasının en güneyinde, Kızıldeniz kıyısında bulunan Şarm El-Şeyh şehrinde tüm taraf ülkelerin katılımıyla başladı.

İki hafta sürecek olan iklim zirvesinde, iklim eylemi ve şeffaflığının tüm yönlerini kapsayan çok çeşitli etkinlikler yer alacak. Son 30 yılda elde edilen başarılar ve iyi uygulama örnekleri konuşulacak. COP27, Paris İklim Anlaşması'nın daha şeffaf bir şekilde uygulanmasının önünü açması planlanıyor.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 27. Taraflar Konferansı COP27, 6-18 Kasım 2022 tarihleri arasında Mısır'ın Şarm El Şeyh şehrinde başladı. Bu iklim değişikliği zirvesinde Türkiye'nin de etkin rol alması bekleniyor.


COP27'nin İLK ÖZET DERLEMESİ ŞÖYLE;

• BM Genel Sekreteri Antonio Guterres “Ayağımız gazda iklim cehennemine doğru son hız gidiyoruz” diyerek işin ciddiyetini anlatmaya çalıştı. Guterres, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında sera gazı emisyonlarını azaltmak, kömür kullanımını sona erdirmek, yenilenebilir enerjiyi artırmak ve zengin ülkelerin, savunmasız olanlara yardım etmesi için tarihi bir anlaşmayı hayata geçirme çağrısı yaptı.

• Mısır'da gerçekleştirilecek COP27'de sivil toplum katılımı iyice zorlaştırılmış görünüyor. Her hangi olası bir riski önlemek için sıkı bir eleme ve katılımı zorlaştırma yöntemleri denenmiş görünüyor.

• Şarm El Şeyh’teki büyük açılış toplantısı, 1,5 saat gecikmeyle 11:30 sularında başladı. Gecikmenin nedeni gündeme nelerin alınacağına ilişkin anlaşmazlıkta “kayıp ve zararların finansmanı” meselesi gibi görünüyor. Bu gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ve özellikle de az gelişmiş ülkelerin yaşadıkları iklim felaketlerinden dolayı açılan yaralarını sarması için finansman sağlaması anlamına gelen bir konu.

• Bu senenin COP başkanı Mısır Dışişleri Bakanı Sami Şükrü (Sameh Shoukry) oldu. Glasgow’da yapılan COP26’ya damgasını vuran Alok Sharma kendi başarılarını epey vurguladığı (Glasgow sayesinde 1,5 derece hedefimiz var artık dedi, örneğin) bir konuşmadan sonra görevi Şükrü’ye devretti. Şükrü açılış konuşmasında bunun bir “uygulama COP’u” olacağını söyledi. Açılışta ayrıca IPCC Başkanı Dr. Hoesung Lee konuştu ve özellikle adaptasyon finansmanının önemine vurgu yaptı.

• İngiltere Başbakanı Rishi Sunak geçen seneki COP’un ev sahibi eski başbakan Boris Johnson’un gideceğini haber aldığı için geldiği söyleniyor.

• Boris Johnson “Ben Glasgow'un ruhuyum” diyerek geçen seneki COP’un net sıfır iddiasını hatırlattı. Rusya’nın saldırısı ardından ortaya çıkan enerji krizi ile iklim eylemini ertelemeye çalışanlara yanıt, bir nevi.

İklim kriziyle mücadeleye büyük bir ivme kazandıran Paris Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle COP toplantıları elde edilen kazanımlar, konulan hedefler bakımından daha da önem kazandı. Karar vericiler, uzun dönemli iklim değişikliği stratejilerini (LongTermStrategy) tartışacaklar.

TÜRKİYE HEYETİ COP27'DE

Katılımcı ülkeler arasında yer alan Türkiye daha temiz, sürdürülebilir bir çevreye ve toplumsal refaha fayda sağlayacak önemli adımlar atarken; uzun dönemli iklim değişikliği stratejisini, iklim krizi ile mücadelede fikir ve çabalarını dünyayla paylaşacağını bildirdi.

NEDEN COP27 ŞARM EL-ŞEYH'TE..

Sina Çölü’nde, Kızıldeniz kıyısındaki kumsalın ve mercan kayalıklarının hatırına kurulmuş bu devasa tatil beldesi, sık sık uluslararası konferanslara da ev sahipliği yapıyor. İklim zirvelerinde 5 yılda bir başkanlık sırası Afrika bölgesine geldiğinden, bu kez Mısır ev sahibi. Daha önce sıra Afrika’ya geldiğinde Fas (Marakeş, 2001 ve 2016), Güney Afrika (Durban, 2011) ve Kenya (Nairobi, 2006) ev sahipliği yapmıştı. Ancak bu kez Mısır, önceki Afrika ev sahiplerinin aksine, 196 ülkeden gelen ve sayıları 45 bini bulan iklim değişikliği ülke delegelerini, uluslararası kuruluş temsilcilerini, gözlemcileri ve gazetecileri, 107 milyon nüfuslu ülkenin büyük şehirlerinden Kahire ve İskenderiye yerine daha sakin, tatil beldesi olan Sharm el Sheikh şehrini uygun görmüş.

Kahire’ye karayoluyla 500 kilometre ve sayısız kontrol noktası uzaklıkta bulunan Şarm El-Şeyh’te yerel bir sivil halk, turizm dışında meşgalesi olan bir yerel halk pek bulunmadığından ve tabii Kahire’den kalkıp gelmek isteyenlere de izin verilmediğinden, dünyanın her yerinden gelen iklim bürokratları, iklim değişikliği politika karar vericileri, uzmanları ve aktivistleri kendi aralarında toplanmış oldular.




Dirençli Şehirlerin Geleceği


Akıl, eşref-i mahlukat olarak yaratılan insanın en önemli meziyetidir. Dünya ortaçağı yaşarken bizim medeniyetimiz İbni Sina ları, İbni Haldunarı, Ali Kuşçuları, Cezerileri, Farabileri yetiştirdi. Sözgelimi Farabi şehirleri vücuda benzetiyor. Nasıl vücut sağlıklı yaşaması için organların birbiriyle uyumlu olması gerekiyorsa hepsi kalbe bağlanıyorsa İşte bizim Şehircilik anlayışımızda da merkeziyet gönüllü belediyeciliktir.

Dünyanın ilk şehir kavramında Göbeklitepe ile yani tarihin sıfır noktası ile Anadolu'da görüyoruz. Bunun yanında Tarım bereketli hilal'den sonra ilk yine Anadolu'da yeşertilmiştir.

Yeşil Orman Okulu, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları üzerine çalışmalar yürütür


Taktiksel Şehircilik

“taktiksel şehircilik, mahalle yapılaşmalarında uzun vadeli değişimi hızlandırmak için kısa vadeli, düşük maliyetli ve ölçeklenebilir müdahaleler kullanan ve şehir, organizasyon ve/veya vatandaş öncülüğünde gerçekleştirilen bir yaklaşımdır.”

Taktiksel şehircilik projelerinin en çekici özelliklerinden biri, yayılma hızlarıdır; haftalar veya aylar yerine genellikle günler içinde yapılırlar. Sürecin kısalığı, dahil olan herkese çabalarının sonuçlarını çok hızlı bir şekilde görme ve bir başarı ve gurur duygusu yaşama şansı verir. Üstelik, bu müdahaleler neredeyse her zaman gerçekleştikleri ortamlarda somut olumlu dönüşümler yaratır, ayrıca tabandan yukarı çıkan bir tasarım ve birlikte yaratma ilkeleri sayesinde yeniliği demokratikleştirir. Ek olarak, başarılı olduğunda, çıktıların çoğu kentsel ortamlarda kolayca kalıcı demirbaşlar haline gelebilir. Taktiksel şehircilik uygulamaları, yerel topluluklar, ilgili vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları (STK'lar) ve yerel yönetimler de dahil olmak üzere birçok grup ve/veya kurum tarafından yürütülebilir. Taktiksel şehircilik, tanımı gereği, kapsayıcı ve katılımcı bir topluluk oluşturma uygulaması ve birçok ülkede görülen sosyal uyuşmazlık seviyeleri düşünüldüğünde buna her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğu açık.

Dirençli Şehirler

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan 11. Hedef; ‘Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar’ bünyesinde 6K önemlidir. Bunlar; katılımcılık (11.2), kapsayıcı (11.3), koruma (11.4), afet kontrolü (11.5), kamusal alanların yeşillendirilmesi (11.7), kalkınma (11.A) önemsenmelidir. Dolayısıyla şehir, şehir çevresi ve şehir ekolojisi ni önemseyen yeni bir proje modeli geliştirilmelidir. 

Kent hakkını, SKA için 6K yı, iklim değişikliğini ve şehirlerin ekolojisini merkeze alan dirençli şehirler teknik ve teknolojik faaliyetleri öneren bir proje olacaktır.

Bu konuda lütfen düşüncelerinizi aşağıda yorum olarak veya İLETİŞİM kısmından bizimle paylaşabilirsiniz..



İklim İçin Kentler; https://www.stgm.org.tr/sites/default/files/2021-11/350_booklet_2.pdf

PARİS İKLİM ANLAŞMASI’NDA HAYAL KIRIKLIĞI; ABD ANLAŞMADAN ÇEKİLDİ

 


ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’ın bahçesinden yaptığı açıklamada ülkesinin Paris

Süleyman ÇETİN

İklim Anlaşması’ndan çekildiğini açıkladı.

Yenilenebilir enerji üreten Amerikan şirketleri, anlaşmadan çekilmeme yönünde görüş bildirmişti. İtalya’da geçen hafta yapılan G7 zirvesi sırasında önde gelen sanayi ülkelerinden altısının liderleri Trump’ı İklim Anlaşması’nın önemine ikna etmeye çalışmışlardı ama yeterince ikna edici olamadıkları ortaya çıktı.

 

ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamadaBugün itibariyle ABD olarak, üzerimizde acımasız finansal ve ekonomik yük yaratan ve herhangi bir bağlayıcılığı olmayan Paris İklim Sözleşmesi’nin tüm uygulamalarını sonlandırıyoruz. Mevcut anlaşmanın şartlarını yerine getirmek, ABD için çok pahalıya mal olacak, “daha adil bir Paris Anlaşması” için çalışacağız.” dedi

ABD vatandaşlarının refahını öncelemeyen bir anlaşmada yer alamayacaklarını belirten Trump, sözleşmenin başka devletlere fayda sağlamak için ABD’yi dezavantajlı konuma ittiğini savundu.

Anlaşmanın imzacısı Çin ve Hindistan gibi devletlerin, hatta Avrupa Birliği’nin bile karbon salınımlarına devam ettiğini söyleyen Trump, ABD’nin çok ağır şartlara maruz kaldığının altını çizdi.

ABD Başkanı ayrıca Demokrat Parti ile masaya oturacağını ve Paris Anlaşması’ndan daha iyi bir seçenek için çalışacaklarını söyledi.

Kısaca Paris İklim Anlaşması Nedir?

İklim değişikliğini kontrol altına alma ve küresel ısınmayı önleme amacıyla Paris’te 2015 yılında varılan mutabakatı 197 taraf ülkeden 147’si imzalamıştı. Anlaşma ile atmosferdeki sera etkisiyle ısınmanın sanayi öncesi çağa kıyasla +2 derecenin altında tutulması konusunda uzlaşılmıştı.

Sözleşmenin sürpriz katılımcısı, o güne kadar benzer anlaşmaları imzalamaktan kaçınan ve dünyanın en büyük karbon salınımı yapan ülkesi Çin olmuştu.

Anlaşmada imzası olan ülkeler, küresel sera gazı emisyonunu düşürmeyi hedefliyor. Bu adım, fosil yakıtların yanması sonucu oluşan karbon dioksit gazının da azaltılması anlamına geliyor.

COP21 Paris İklim Müzakerelerini takip ettiğim ilk yazımda “Kyoto Protokolü 1997’de COP3’te imzalandı. Kyoto Protokolü Sera gazı emisyonlarının %5 azaltılmasını hedefliyordu. Ancak ABD Senatosu imzalamadığı için 2004’e kadar yürürlüğe giremedi ve sonrasında da uygulanamadı. Kyoto’daki hayal kırıklığı, 2009 Kopenhag’daki COP15’te de devam etti. Bu yüzden COP21, iklim değişikliğiyle mücadele için son şans olarak görülüyor” diye yazmıştım.

Trump’ın kararına tepkiler

İklim değişikliğine olumsuz en çok etkide bulunan imzacılardan Çin ve AB’nin Trump’ın açıklaması üzerine ortak bir bildiri yayınlaması bekleniyor.

ABD eski Başkanı ve Paris Anlaşması’nı imzalayan Barack Obama, “Amerikan liderliğinin olmadığı, hatta mevcut yönetimin geleceği reddeden bir avuç ulusa katıldığı bir ortamda, eyaletlerimizin, şehirlerimizin ve şirketlerimizin gelecek nesilleri ve elimizdeki tek gezegeni korumak için öne atılıp ellerinden geleni yapacaklarına güvenim tam” şeklinde bir yazılı açıklamada bulundu.

Süreç 2019’dan Önce Başlayamaz

BBC Washington muhabiri Anthony Zurcher, anlaşmadan çekilme kararının kolay uygulanamayacağını yazmış. Zurcher, Trump’ın anlaşmadan imza çekme kararını tebliğ etse de, resmi sürecin bir sene sürdüğünü ve 2019 yılı Kasım ayına kadar çekilmenin gerçekleşmeyeceğini iddia ediyor.

Bundan Sonra Ne Olacak?

Almanya’nın Bonn’dan yayın yapan medya kuruluşu Deutsche Welle’nin (DW) haberine göre Trump, ABD’nin anlaşmadan çıkma şartlarıyla ilgili henüz bir politika tercihinde bulunmadı. Başkan, yeni imzalanmış uluslararası anlaşmaların bekleme süresi olan üç buçuk yıl bekleyebilir.

Alternatif seçenek ise 1992 tarihli Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nden de çekilmek olabilir. Bu durumda ihbar tarihinden bir sene sonra ABD bu kurumdan ve işleyişinden tamamen ayrılmış olacak.

Gelişmeler gösteriyor ki; Kasım 2017’de yapılacak olan ve bizim de Türkiye’den bir ekiple katılmayı planladığımız COP23Bonn görüşmeleri, oldukça sert geçecek.

Umarız olmaz ama, Dünya'nın karbon salınımında ilk sıralarda olan ABD’nin anlaşmadan tamamen çekilmesiyle COP21 Paris Anlaşması, bir hayal kırıklığına dönüşebilir.

 

Süleyman ÇETİN – Çevre Mühendisi (suleymancetin@engineer.com)

İKLİM ZİRVESİNDEN KISA KISA


Fas’ın eski başkenti Marakeş’te yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında 22. Taraflar Konferansı (COP22) esnasında kaleme

Süleyman Çetin

aldığımız “İklim Değişikliği Zirvesi (COP 22) ve Gençler” ile Konferansta özet olarak konuşulanları ele alan “Fas İklim Zirvesi’nde ‘Paris İklim Anlaşması Rüzgârı’ Esti” başlıklı makalelerimizi yayınlamıştık.

“İklim Zirvesi” demeyi daha uygun buluyorum zira Taraflar Konferansı (UNFCCC- COP 22), Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı (CMP 12), Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı (CMA 1) ile Gençlik Konferansı (COY12) gibi bir dizi diğer programlar da bu zirve esnasında yapılıyor. Birçok oturum, toplantı, seminer, ikili görüşme ve sanatsal faaliyet de gerçekleştirildi. Yenilenebilir enerji projelerinin sergilendiği fuar büyük ilgi gördü. Bu defa konferans esnasında gözümüze takılan ve bildiklerimizden bir demet sunmaya çalışacağım;

* Türkiye BM Çölleşmeyle Mücadele 12. Taraflar Konferansı (AnkaraCOP12)’na ev sahipliliğinin ardından burada da çölleşme ve Arazi Tahribatının Dengelenmesi (LDN) konusunda yine damgasını vurdu. Orman ve Su İşleri Bakanlığına teşekkürler.

* Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı termik santral ve yenilenebilir enerji kaynakları hakkında, Hazine Müsteşarlığı Yeşil İklim Fonu- GCF için, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Ulusal Katkı Beyanında, Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığında İklim Teknoloji Ağı ve Merkezi- CTCN hakkında çalışmalarını yürütüyor.

* İsrail Devletinin Filistin’e karşı tutumlarından dolayı İsrail temsilcilerinin katılımı Fas’ta protestolara sebep oldu. 

* Kyoto Protokolü’nün yerini alan ve 2020 sonrasını kapsayan “Paris Anlaşması” sadece gelişmiş ülkelerin değil, 196 ülkenin de yer aldığı evrensel bir iklim rejimi meydana getirilmesi hedeflenen anlaşma sayesinde; yukarıdan dayatılmış bir azaltım hedefinin değil, ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklarla kendi kapasitelerine göre belirledikleri planlara göre hareket edebilmesini sağlayacaktır. Ülkelerin kendi belirledikleri ulusal katkı beyanlarıyla (INDC) iklim değişikliğiyle mücadeleye katıldıkları bir anlaşma oluşturulmuştur. Bu bağlamda Türkiye Niyet Edilen Ulusal Katkı Raporu ( INDC ) bildirimi yapmıştır.

* İklim Zirvesine 8 bin sivil toplum kuruluşu temsilcisi olmak üzere 195 ülkeden 30 bin kişi katılıyor. Türkiye kendi Sivil toplumunu ve kurumsal kapasitesini bu yönde geliştirmeye devam etmelidir.

* İklim değişikliği Zirvesi katılımcılar ve delegeler iki cenahta özetlenebilir; İklim değişikliği Çerçeve Sözleşmesi tarafı ve Paris İklim Anlaşması tarafı… Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine atıfta bulunanlar da

iklim-1

İklim Zirvelerinin İki Cenahı; Sözleşmeciler ve Paris Anlaşmacılar

* Küresel İklim Eylemini kimsenin durduramayacağı üzerinde çok duruldu ve buradan maksat yeni Amerikan Başkanı dâhil kimse durduramaz denilmek isteniyor. Hatta Bu cümle Marakeş Ortaklığı belgesinin ilk cümlesi olarak geçti.

* Bu İkim Değişikliği Zirvesinden ne götüreceğiz sorusuna COP22 Başkanı Şu şekilde özetledi; Finansal açıdan önümüzü gösterecek bir ‘Fas Yol Haritası’, ‘Marakeş Ortaklığı’ ve Afrika İklim Değişikliği sorunlarına el atan bir ‘Bildiri’. Bildiride küresel ısınmanın önüne geçmek için ülke yönetimlerinin, bilim ve iş dünyasının büyük katkı sağlaması gerektiği belirtildi ve bütün alanlarda küresel çalışmalara yer verilmesi gerektiği kaydedildi. Ayrıca 2020 yılına kadar gelişmiş ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele için gelişmekte olan ülkelere verilmek üzere 100 milyar dolarlık uluslararası Yeşil İklim Fonu oluşturulacağı da bildiride yer aldı. Karbon Piyasasının altını çizenleri de unutmamak gerekir.

* Türkiye gelişmiş ve gelişmekte olan ülke kavramı üzerinde durarak teknoloji transferi ve iklim finansmanı üzerinde çalışıyor. COP22’de Türkiye’nin iklim finansmanına erişim talebine dair bir karar çıkmadı. İstişareler COP23’e kadar devam edecek.

* İklim Zirvesinde Afrika’nın sorunlarına değinilmesi planlanırken daha çok Akdeniz Ülkelerinin rüzgârı esti. Konferansın Yüksek Düzeyli Toplantısında bu yöndeki gündem “Afrika 3S Girişimi” idi. Türkiye’den tam destek aldı. Fakat Akdeniz Rüzgar derken bu konuda Fransızların bölgedeki ekonomik hâkimiyetini de unutmamak gerekir.

* Paris İklim Anlaşması, iklim değişikliğine uyum (adaptasyon) ve iklim değişikliği etkilerini azaltım (mitigasyon) konularına atıf yaparken göze çarpan noktalardan biri de ilk kez “Topak Ana” kavramının yer alıyor olmasıydı. Buradan hareketle, önümüzdeki dönemde özellikle arazi tahribatı, toprak karbonu, arazi mülkiyeti ve hakları gibi konulara daha fazla önem verileceğini söyleyebiliriz.

* Fas’lı çizer arkadaşım Ali Ghamir ve uluslararası çapta çizen birçok karikatürist karikatürleriyle “İklim Değişikliği” konusuna dikkat çektiler. Bana duvarlarında isim yazma fırsatı verdikleri içinde teşekkür ederim. Bu çalışmadan dolayı kendisini tebrik ediyorum. Daha Yeşil Bir Dünya Gençlik Platformu olarak bizde böyle bir çalışma hazırlıyoruz.

iklim-2

* Bu arada Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un son zirvesiydi (2007-2016) ve Paris İklim Değişikliği anlaşmasıyla hanesine bir yıldız atmış oldu. Zirvedeki konuşmasında özet olarak “iklim eylemi küresel ve acil öncelik olmalıdır” dedi.

* Rio sözleşmelerinden olan Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 2018’deki 14’üncü Taraflar Konferansı’na Türkiye ev sahipliği için aday oldu. Büyük bir ihtimal İstanbul’da COP14 gerçekleşecek.

* İklim Zirvesi’nin bundan sonraki durakları; Fiji Adaları (COP23- 2017), Polonya (COP24- 2018), Karayipler (COP25- 2019) olarak bildirilirken; Türkiye COP26’ya aday olduğunu dile getirelim. Türkiye’deki İklim Zirvesine hazırlık amacıyla biz Daha Yeşil Bir dünya İçin Gençlik Platformu olarak takipte olacağız ve çalışmalarımızı sürdüreceğiz. BM Biyoçeşitlilik Konferansı da yine yakında Türkiye’de yapılacak ve Gençlik Platformu uzmanlık seviyesinde olmasa da onu da takip ediyor.


iklim-3






Bazı Önemli Belgeler İçin Bağlantılar;

1) Marakeş Eylem Planı;

http://unfccc.int/files/meetings/marrakech_nov_2016/application/pdf/marrakech_action_proclamation.pdf

2) Marakeş Ortaklığı;

http://unfccc.int/files/paris_agreement/application/pdf/marrakech_partnership_for_global_climate_action.pdf

3) Gençlik Konferansı (COY12); http://newsroom.unfccc.int/unfccc-newsroom/conference-of-youth-12/

4) Gelecek İklim Zirvesi Yer Ve Tarihleri; http://unfccc.int/files/meetings/marrakech_nov_2016/application/pdf/auv_cp22_i2g_dates_and_venues_for_future_sessions.pdf

.

Süleyman ÇETİN – Çevre Mühendisi (suleymancetin@engineer.com)

İKLİM ZİRVESİNDE PARİS İKLİM ANLAŞMASI RÜZGARI

 


Süleyman ÇETİN

7 Kasım 2016 tarihinde Fas’ın eski başkenti Marakeş’te başlayan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 22. Taraflar Konferansı (COP22), 18 Kasım 2016 Cuma günü son buldu. Bu yazımızda COP22’yi yakından takip eden biz gençleri ilgilendiren konuları ve COP22 özetini istifadenize sunmaya çalışacağım.

Peki, Taraflar Konferansında (COP22’de) hangi konular konuşuldu?

COP22 öncesi, Paris İklim Zirvesi’nde (COP21) 100 ülke Paris Anlaşmasını imzalamıştı. Anlaşmanın küresel ısınmayı +2 derecede tutma hedefinden daha ileri bir hedef belirlemesi ve ulusal katkıların iyileştirilmesi konuları, en çok tartışılan konular arasında.

Yazılarımı takip edenlerin bildiği üzere COP21, Anlaşma metnini ortaya koyarak görevini yerine getirmişti. COP22’de ise bu anlaşmanın uygulama altyapısını konuşuldu. Paris’teki gibi üst düzey katılım beklenmiyordu tabi ki. Lakin konferansta uygulamaya ilişkin kararların alınması bekleniyordu ve Marakeş’te bu öncelik izlendi.

Müzakerelerde genel olarak; “anlaşmaya tüm ülkelerin dâhil edilmesi”, “finansman”, “iklim taahhütlerinin formatı ve içeriği”, “ulusal katkıların izlenmesi ve değerlendirmesi” ile “kayıp ve zarar için eylemler” başlıkları konuşuldu.

Zirvenin resmi açılış gününde COP22/CMP12 açılış oturumu, Bilimsel ve Teknolojik Danışma Yardımcı Organı Açılış Oturumu ve Yürütme Yardımcı Organı/Paris Anlaşması Geçici Çalışma Grubu Açılış Oturumları yapıldı.

COP22’nin açılışında Fas’ın Dışişleri Bakanı ve aynı zamanda COP’un yeni başkanı Salaheddine Mezouar, iklim değişikliği ile mücadelede küresel çabalara katkıda bulunmaktan ve Afrika’nın bu mücadeleye bağlılığının bir göstergesi olarak konferansa ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu vurguladı. Ayrıca, Afrika’nın direncini ve gücünü arttırmak için kendi kaderini kendisi yazması arzusunda olduğunu sözlerine ekledi.
fas-2

COP22 Marakeş’te açılış oturumunun ardından gündeme ilişkin öneriler alındı. Türkiye İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof.Dr. Mehmet Emin BİRPINAR da oturumda söz aldı. BİRPINAR, COP21’de alınan kararlara da atıf yaparak, Türkiye’nin iklim finansmanına erişimine ilişkin net bir COP kararı alınması beklentisini dile getirdi. Zira Türkiye, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke kavramı üzerinde durarak teknoloji transferi ve iklim finansmanı üzerinde çalışıyor.

İklim Zirvesinin 2. gününde;

COP21/CMP11 Başkanı Ségolène Royal; “İklim değişikliği ile mücadele için bir an önce çözüm yollarını hayata geçirmeliyiz.” dedi.

Fas Dışişleri Bakanı ve COP22/CMP12 Başkanı Salaheddine Mezouar; “İnsanlığa karşı sorumluluğumuz gereği, savunmasız ülkelere yardımcı olmak adına iklim değişikliği ile mücadelede yaptığımız anlaşmalar bir an önce hayata geçirilmelidir.” dedi.

UNFCCC Genel Sekreteri Patricia Espinosa; “Anlaşmaların yürürlüğe bir an önce girmesi ve somut adımlar atılması konusunda büyük çaba sarf etmeliyiz.” dedi.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Başkanı Hoesung Lee; “IPCC bilim camiası, delegeler gönderilmesi için hazırdır.” dedi.

İklim Zirvesinde; ‘Gençlerin ve Gelecek Nesillerin Günü’

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında 22. Taraflar Konferansı’nın (COP22) 3. Gün Sözleşme ve Protokol Oturumları devam ederken yan oturumlarda “Düşük Karbonlu Bir Geleceğe Doğru”,  “Çiftçilerin Günü”,  “Bugünün Emisyonları Yarınki Isınmanın Sorumlusu” ve “Gençlerin ve Gelecek Nesillerin Günü” konulu oturumlar düzenlendi. “Gençlerin ve Gelecek Nesillerin Günü” başlıklı oturumda ise gençlerin Paris Anlaşması’nın uygulanmasındaki rolü konuşuldu. Organizasyon YOUNGO ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi sekretaryası tarafından ortaklaşa düzenlendi. Programın detaylarına şu linkten ulaşılabilir: https://www.connect4climate.org/event/young-and-future-generations-day

Paris Anlaşmasının uygulanmasına ilişkin düzenlemeler, uzun dönemli finansman konuları, uyum bildirimlerine dair bilgilendirme (ulusal katkıların bir parçası da olacak şekilde) ve finansman komitesi çalışmaları konuşulurken, Türkiye İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin BİRPINAR, COP22’de verdiği röportajda; “Ülkemiz için iklim değişikliği tehdit değil fırsattır” dedi.

fas-3

Ayrıca, zirvenin yoğun temposu bir yana, konferansta hat sanatı da unutulmadı. Türkiye Yan Etkinlik Salonunda gerçekleşen Türk Hat Sanatı (kaligrafi) Sergisi, COP22’deki katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü.

Toplantının 5. gününde, gruplar arasında görüşmeler devam etti. Paris Anlaşmasına yönelik Paris Anlaşması Geçici Çalışma Grubu (APA), Uygulama Yardımcı Organı ile Bilimsel ve Teknolojik Danışma Organı kontakları görüşmeler gerçekleştirdi. Toplantılarda, komitenin kararlarının uygulanmasına yönelik etkili olacak operasyonel durumlar, kaynaklar, eylem ve destekleme yapıları üzerinde duruldu.

İsviçre, Avrupa Birliği, Kosta Rika, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Moğolistan, Arjantin, Kanada ve Maldivler, ikinci haftada da Paris Anlaşmasının “kural kitabı” üzerinde çalışmaya devam edilmesi çağrısında bulundu.

İklim Zirvesinin İkinci Haftası

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında 22. Taraflar Konferansı (COP22) ikinci haftası da yine dolu dolu geçti. İlk gün gruplar arasındaki görüşmeler devam etti ve Paris Anlaşması Geçici Çalışma Grubu (APA) ve Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı oturumları (CMP) gerçekleştirildi.

Yapılan görüşmelerde toplumsal cinsiyet ve iklim değişikliği, finansman ve yönetim konuları ile kapasite geliştirme üzerine fikirler belirtildi. Tayland, 2020 eylem planı için destek ve acil eylem çağrısında bulundu ve gelişmekte olan bir ülke olarak finansal kaynaklarla ilgili endişelerini dile getirdi. Avustralya, yeni yatırımlar için özel sektör ile işbirliğinin önemini vurguladı. Kadın ve toplumsal cinsiyete yönelik konular ele alındı; karbon ofseti ve piyasa yaklaşımları tartışıldı.

Sekizinci gün üst düzey görüşmeler ile devam etti. Ülkelerin delegasyonu ve başkanları gün boyu devam eden üst düzey toplantılarda konuşmalarını yaptı.

Fas Kralı 6. Muhammed, COP22 toplantısını Paris Anlaşmasının uygulanmasına yönelik bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, politik liderliğin ve çok taraflı çözümlerin önemini vurguladı, Fransa Başkanı François Hollande, Paris Anlaşmasını “geri dönüşü olmayan” bir anlaşma olarak tanımladı.

İklim Zirvesi Dokuzuncu gününde, Çölleşme ile Mücadele, İklim Değişikliği Risk Değerlendirme Yaklaşımları, Düşük Karbon Geçişi vb. yan etkinliklerle devam etti.

COP22’ye katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, COP22 Zirvesi için hazırlanan Türkiye Delegasyon Ofisi’ni açtı. Açılış törenine Türkiye’nin Rabat Büyükelçisi Ethem Barkan Öz, AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, Türkiye İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar ile COP22’de görev alan Türk heyeti katılım sağladı.

İklim Zirvesi onuncu gününün sabah oturumunda, destek ve hedefleri artırma üzerine tartışmalar yapıldı. Öğlen oturumunda ise, üst düzeyde Bakanlar arası görüşmeler gerçekleşti. 17 Kasımda Bakan Mehmet Özhaseki, 195 Ülkenin Temsilcisine Hitap Etti. Suriye’de ve Akdeniz’de yaşanan insanlık dramına değinerek, Avrupa’nın bu duruma duyarsız kalmasını eleştirdi. Özhaseki, Türkiye’nin Yeşil İklim Fonu gibi uluslararası finansman araçlarından ve teknoloji desteklerinden yararlanma talebini yineledi. Paris Anlaşması’nın kabulünün büyük bir başarı olduğunu da ekledi.

fas-4


Son Gün ve Sonuç

COP 22 Marakeş çağrısı; iklim değişikliği ile mücadelede dönüş olmayacak şekilde momentumun sağlandığını resmi olarak teyit etti. Ana oturumda okunan metin, hükümetleri ve üst düzey politikacıları, iklim hedeflerini 2030 BM hedefleri ile ilişkilendirerek aktif bir mücadeleye davet etti. Yeni Amerikan Başkanı dahil, Küresel İklim Eylemini kimsenin durduramayacağı üzerinde çok duruldu.

Diğer yandan katılımcılar ve delegeler, iki cenahta özetlenebilir; İklim değişikliği Çerçeve Sözleşmesi tarafı ve Paris İklim Anlaşması tarafı…

Özetle bu İkim Değişikliği Zirvesinde, finansal açıdan Fas Yol Haritası, Marakeş Ortaklığı ve Afrika İklim Değişikliği sorunlarına el atan bir bildiri üzerinde duruldu.

Bir sonraki yazımızda İklim zirvesinden kısa kısa bilgiler aktarmaya çalışacağız.

.

Süleyman ÇETİN – Çevre Mühendisi (suleymancetin@engineer.com)

BM İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TARAFLAR KONFERANSI (COP 22) VE GENÇLER

 

Süleyman ÇETİN

Dünyanın geleceğini belirleyecek olan BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP22), ev sahibi Fas’ın eski başkenti Marakeş’te pazartesi günü başladı. 18 Kasım 2016’ya kadar devam edecek COP22 konferansında 195 ülkeden temsilciler yer alıyor. Söz konusu ülke temsilcilerinin Paris İklim Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonra anlaşmanın pratik olarak hayata nasıl geçirileceği üzerinde çalışılan Konferans, biz çevre mühendislerine ileride nasıl sistemler tasarlamamız gerektiğini göstereceği için önemlidir.

Paris İklim Anlaşması, Nisan 2016’da 175 ülkenin katılımıyla bir seferde imzalanan tarihteki en yüksek katılımlı uluslararası antlaşma oldu ve 4 Kasım 2016 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. İklim Değişikliği Konferansının (UNFCCC -COP22-Fas) bu seneki ana teması; “Eylem Zamanı – Action Time” olarak belirlendi. Diğer yandan İklim Değişikliği Konferansının Afrika’da yapılmasıyla, Çölleşme ve Kuraklık sorunlarıyla en fazla karşı karşıya kalan Afrika ülkelerinin sorunlarına el atılma arzusu öne çıkıyor. “Afrika 3S Girişiminin”* bu yüzden önemli olduğu vurgulanıyor.

cop22Marakeş İklim Değişikliği Konferansında; Paris Antlaşması’nın yerine getirilmesi sürecinin hızlandırılması amacıyla anlaşmanın yürütülmesine ilişkin teknik ayrıntılar ele alınacak. Konferansta ayrıca, gelişmiş ülkelerin yılda 100 milyar dolar sermaye desteği sağlama yönündeki taahhütlerinin yerine getirilmesine yönelik yol haritası da belirlenecek. Ülke delegelerinin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ülkelerinin irade ve kararlılığını göstermeleri bekleniyor. İklim değişikliğiyle mücadele konusunda halen sermaye ve teknoloji gibi eşikler bulunuyor.

Çölleşmeyle Mücadele Taraflar Konferansında savunduğumuz gibi gençlerin sahada olması ve konuları takip etmeleri, bu anlaşmaların sürdürülebilirliği açısından çok önemlidir. Bu nedenle de Gençlik Konferansı (COY12), bizim için önemlidir. Gençler COY12’de çevre konularında müzakerelere hazırlanıyor. Fakat Türkiye gençleri, henüz sahada yoklar. Daha Yeşil bir Dünya İçin Gençlik Platformu, işte bu konuda öne çıkıyor ve önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği çalışmalarla daha da öne çıkacak. Türkiye’nin geçen sene ev sahipliğini yaptığı Çölleşme Konferansı COP12 sonrası temsilci Sivil Toplum Örgütlerinin katılımı ile kurulan Daha Yeşil Bir Dünya İçin Gençlik Platformu, Marakeş’i yakından takip ediyor.


coy12


COP22 ve COY12’nin Marakeş’teki çalışmaları, konferansların resmi web sitesinden takip edilebilmekte (http://www.iisd.ca/climate/cop22/). COY resmi twitter hesabı ise şöyle: https://twitter.com/COY12_marrakesh

Ayrıca Daha Yeşil bir Dünya Gençlik Platformunun geçmiş çalışmalarına ve benim bu konudaki makalelerime www.iklimokulu.com iklim politikaları kategorisinden okuyabilirsiniz.

Farklı bir not; Birleşmiş Milletlerce Eylül 2016’da iklim değişikliği elçisi seçilen DiCaprio iki yıl boyunca gezegenimizi karış karış gezerek iklim değişikliği sorunlarını ve bu sorunlara bulunabilecek muhtemel çözümleri araştıracak. Bu anlamda etkileyici bir belgesel de çekti; “Tufandan Önce”.



.

Süleyman ÇETİN

Çevre Mühendisi

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ANLAŞMASINI DOĞRU OKUMAK VE BUNDAN SONRASI

 


Süleyman ÇETİN

İklim Değişikliğine ilişkin uluslararası müzakerelerde birçok sektörü etkileyecek kararlar alınırken, iklim değişikliğinin var olup olmadığına yönelik tartışmaları bir kenara bırakıp, Türkiye’nin konuya ilişkin çeşitli senaryoları görmesi ve İklim Değişikliği Anlaşmasını doğru okuması gerekmektedir.

İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 21. Taraflar Konferansı sırasında alınan kararlar çerçevesinde hazırlanan Paris İklim Değişikliği Anlaşması, 22 Nisan 2016 tarihli New York’ta düzenlenen törenle imzaya açıldı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un öncülüğünde düzenlenen törende 175’ten fazla ülke bu anlaşmaya imza attı. 2015 Aralık ayında üzerinde uzlaşılan bu anlaşmanın imzalanması için belirlenen son tarihin Nisan 2017 olduğu belirtilmektedir. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) ise 1992 yılında kabul edilerek resmen 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girmişti ve sözleşmenin 194 tarafı bulunmaktaydı.

Paris İklim Değişikliği Anlaşması, Kyoto Protokolü dönemini sona erdirmiş ve yeni bir mutabakatı yürürlüğe koymuştur. Paris İklim Değişikliği Anlaşmasının kabaca iki tarafı olduğu söylenebilir; İklim değişikliğinden zarar görenlerin tarafı ve İklim değişikliğine sebep olanların tarafı… Bu iki taraftan bahsederken anlaşmanın aslında ülkemiz, kurumlarımız ve sektörlerimiz için neler ifade ettiğinden de bahsedeceğiz.

iklim-1Foto: İklim Değişikliği Anlaşmasını Doğru Okumak

İklim Değişikliğinden Zarar Görenlerin Tarafı

 Ada Ülkeleri

Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri olarak bilinen Bahamalar, Küba, Porto Riko, Papua Yeni Gine, Bahreyn, Şeyseller, Maldivler, Singapur gibi 52 kadar ülkenin bazılarının iklim değişikliğinden kaynaklanan deniz yükselmesi ile adeta yok olma sürecinde olduğu dile getiriliyor. Bu ada ülkelerinin ortak özellikleri ise sınırlı arazilere sahip olmaları, sınırlı kaynaklara sahip olmaları, nüfuslarının artmakta olması ve doğal felaketler ile çevresel olumsuzluklara karşı dayanıksız olmaları olduğu biliniyor. İklim Değişikliği müzakerelerinde en güzel gelişmelerden birisi de, Pasifik Okyanusu ada uluslarının ve Güney Afrika gibi gelişmekte olan küçük ülkelerin gücünde ve etkisinde görülen artış olduğu dile getirilmektedir. Sergiledikleri dayanışma ve istikrarlı toplumsal öfke, birkaç yıl önce hayal dahi edilemeyecek bir koalisyon oluşturmalarını sağladı.

Kar Örtüsündeki Düşüş

Kayakçılar, yürüyüşçüler, çiftçiler, ormanlar ve Kaliforniya’daki tüm diğer canlılar, iklim değişikliğinden dolayı kar örtüsündeki düşüşün etkisini hissediyor. Örneğin; karla kaplı sıradağları anlamına gelen Kaliforniya– Sierra Nevada’nın kar örtüsü 500 yılın en düşük düzeyinde seyrediyor.

iklim-2

Foto: Kaliforniya- Sierra Nevada Dağları

Finans Kuruluşları

Sel, Çığ, Taşkın, erozyon, kuraklık, çölleşme gibi artan doğal afetlerden dolayı Sigorta şirketlerini de ilgilendiren iklim değişikliği anlaşmasının  sigortacılık faaliyeti yapan finans kuruluşlarını da rahatlattığı dile getirilebilir.

Sermayedarlar ve Yatırımcılar

Enerji sektörü sermayedarları, yatırım fonu yöneticileri, yatırım fikri olanlar, gelecek hakkında öngörü sahibi olmak isteyen birçok firma, geleceğin kendilerine neler getireceğine dair bir fikir edinmeye çalışıyordu. “İstedikleri şey, gelecekte ekonominin nasıl biçimleneceğine dair bir işaretti” diyor; yenilenebilir enerjiye geçişi destekleyen siyaset bilimci Michael Jacobs.

Yerel Yönetimler/ Belediyeler

İklim değişikliğinden dolayı yoğun kentleşme baskısı veya tam tersi olarak yoğun kentleşme baskısından dolayı iklim değişikliğinin meydana gelmesi, Yerel Yönetimleri de bu konuda harekete geçirdi. Taraflar Konferanslarında Yerel Yönetimleri (yani Belediyeleri) sahaya çekme çabası olarak ta bilinen “Yerel Yönetimler Formları”, mevzuatları, yatırımları, alt yapı çalışmalarını ve göç sorununu ele alıyor.

Gıda Güvenliği ve Araziler Üzerindeki Etki

İklim değişikliğinden dolayı gıda güvenliğinin tehlikeye girmesi ve çölleşme sürecinden dolayı tarım arazileri, orman ve meralardaki sorunlar, gıda sektörünü yakından ilgilendirmektedir. İklim Değişikliğine uyum süreci yeni bir anlaşmayla yeni bir döneme girerken tarım, orman, hayvancılık, su ve gıda ile ilgili kurumların yeni döneme ne kadar hazır oldukları merak konusudur.

iklim-3

Foto: İklim Değişikliği soframıza kadar gelebilir.

Ormancılık sektörü de iklim değişikliği sebebiyle birçok çalışmalar yapmaktadır. Örneğin; Türkiye’de ormancılıkta karbon tutumu yani karbon kredisinin elde edilmesi yönünden çalışmalar yapılırken, bir yandan da Karbon Piyasasına tam anlamıyla girilecek sürece hazırlık yapılıyor. İklim değişikliğine uyumlu ağaç türlerin belirlenmesi ve ormanların kurulması çalışmaları son dönemde hız kazanan önemli çalışmalardır. Belki küresel düzeyde UNFF’nin (Birleşmiş Milletler Ormancılık Formu) hazırladığı bağlayıcı Orman Sözleşmesi de bu sürece eklemlenecektir. Yani Paris İklim Değişikliği Anlaşması ve iklim değişikliği müzakerelerine uyumlu bir Orman Sözleşmesi yakındır.

İklim Değişikliğine Sebep Olanların Tarafı
Fosil Yakıt Üreticileri

Petrol devlerinin tartışılan iklim anlaşmasına mesafeli yaklaştığı biliniyor. En büyük petrol üreticilerinden olan Suudi Arabistan, Ortadoğu’daki gücünü kullanarak başka ülkeleri de müzakere masasından uzaklaştırma çabasındayken son süreçte Paris İklim Anlaşmasını imzalamayarak yalnız kaldı. Diğer yandan kömür üreticisi dev şirketler, Paris İklim Değişikliği Anlaşmasındaki “ısı artışını 1,5 dereceyle sınırlama çabası” cümlesini çıkarlarına aykırı buluyor.

Paris Anlaşmasını Fırsat Olarak Görmek

Yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde ucuz malzeme ve makine donanımı satışı için Çin firmalarının hazırlık yaptığı biliniyordu. Çin’in müzakere masasında daha çok bu yönde tavır aldığını, Çevre ve Kalkınma Müzakereleri için Raporlama Servisi (İİSD)’nin COP21 boyunca günlük olarak hazırladığı bültenlerden görebilirsiniz. Çin müzakere ekibinin dünyaya daha çok ucuz malzeme ve makine donanım satışı için Paris İklim Değişikliği Anlaşmasına taraf olduğunu söylemek çok da yanlış olmayacaktır.

Yatırımları yeşile boyama fikrini yeni duymadığınızdan eminim. Yani her ne yapılırsa yapılsın ‘yeşil’ ve ‘sürdürülebilir’ kelimesini kullanarak veya “iklim değişikliğine uyum süreci” diye zaman kazanmaya çalışmanın ülkelerin yeni stratejisi olduğunu söylemeden edemeyeceğim.

Ancak yine de, sadece ABD ve Çin’in dünyadaki sera gazı salınımının %40’ından sorumlu iken müzakerelerde olumlu tavır takınmalarının ve Paris İklim Değişikliği Anlaşması imza törenine katılmalarının önemli olduğu dile getiriliyor.

Ev Sahibinin Müzakere Gücü

İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 21. Taraflar Konferansının ev sahibi olan Fransa, konferansta anlaşmayı kabul ettirmek için çok çaba gösterdi. Ev sahibi olacağı bu konferans için benim bildiğim kadarıyla 3 senedir çalışarak gündemde kaldı. Ara hazırlık konferanslarını uluslararası gündeme taşırken, ulusal fikir ve kapasite arttırma çabaları da takdire şayan idi.

Esasen böylesine önemli bir anlaşmanın meydana getirdiği marka değerini de hesaba katmadıklarını söylemek mantıklı olmaz. Yani böylesine büyük bir Anlaşmanın sadece Fransa’da (Paris şehrinde) karara bağlanabileceği algısını iyi yönettiler. Sonuçta da anlaşma, “Paris Anlaşması” olarak anılmaya başlandı.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDGs) ve Paris İklim Değişikliği Anlaşması, son dönemin en önemli iki olgusudur. Rio Sözleşmelerinde (UNFFC, UNCCD, UNCBD) ve diğer müzakerelerde karar almanın pek kolay olmadığını ve müzakere masalarındaki diplomatların işinin zor olduğunu, Çölleşmeyle Mücadele 12. Taraflar Konferansı esnasında müşahede etmiştik. Dolayısıyla 2020 yılında Kyoto Protokolünün yerine geçecek olan Paris İklim değişikliği Anlaşmasının diplomatları tarihe geçeceklerdir. Nitekim eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore; “Torunlarımız, bundan yıllar sonra insanlığın iklim krizini çözümleme konusundaki medeni cesaretini değerlendirdiğinde, 12 Aralık 2015’e ülkelerin en sonunda harekete geçme kararı verdiği gün olarak bakacak,” demiştir.

Sonuç Olarak

İklim Değişikliği Anlaşmasının Türkçe metnini okumadıysanız okumanız ve kurum, kuruluş veya yatırımlarınızı şekillendirebilecek bu metni irdelemeniz yerinde olacaktır. Kyoto gibi bir süreç başlamadan önce son fırsatı iyi okumalı ve değerlendirmelidir. Türkiye’de faaliyet gösteren özel sektör firmaları ve kurumları, fosil yakıtlardan uzaklaşmayı başlatan tarihi nitelikteki Paris İklim Değişikliği Anlaşması ile meydana gelecek yeni “İklim Değişikliği Uyum Süreci”nin önemli fırsatlar getirebileceğini bilmelidir. Bu fırsatlar sadece enerji sektörü için değil, yukarıda zikredilen sektörler için de geçerli olacaktır.

“Sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak” için süreç Başlıyor Hazır mısınız?  

.

Süleyman ÇETİN

Çevre Mühendisisuleymancetin@engineer.com

#birbuçuktakalsın Küresel ısınma 1.5 derecede kalsın!
© www.iklimokulu.com @suleymancetinx